Etiketler: , , ,

çarpı işi ile kavonoz yenileme

garip bi başlık di mi?

ne yapıyım...hangi alana merak saldıysam yenilemelerimde o doğrultuda oluyor:) gerçi bunu taaa geçen hafta yapmıştım ama Güçlü'mün hastalanmasıyla bütün herşey gibi bu da ertelendi...ona bişey olunca sanki dünya duruyor benim için....elim hiç bir şeye gitmiyor...

gönderdiğiniz bütün dualara ve maillere (daha onlara da dönüş yapamadım kusura bakmayın) tekrar teşekkür ediyorum...

şimdi çok çok daha iyi ...hatta şu anda pencerede uçan kargaları yakalama peşinde pencereye pati saydırıyor:)) inanın onu böyle görmek dünyaya bedel benim için....

ufak ufak kavanoza geçiş yapıyım...

bir önceki postumda yaptığım ilk çarpı işi denememden sonra bu örneği bulmuştum Pinterest'te.....hemen çarpılıyıp nasıl olcak görmek istedim....yahu yaptım yapmasına da,ne olacakti ki bu? ....sanırım zihnimin en sevmediğim bölümü bu....ille de bişey mi olması gerekir? yoooo....ama Sibel'in zihninde böyle değil maaalesef...ille bir şey olacak....


içine ıvır zıvır koymak için küçük bi kavanoz almıştım...ama kapağı gri ya...battı bana...herkes kullanmak için bir şeyler alır,ben de yenilemek için....madem kapağının griliği sana battı,hoşlanmadın,ne diye alırsın be kadın! bilmiyorum ,aldım işte...


işte modelim bu....önce bu şekilde çarpıladım...sonra gidip baktım ,ana!!  kapağa tam oluyor ,sanki onun için yapmışım gibi oldu....iyi de oldu :)


tepesi tam oturunca hemen kenar parça kestim,onları da işleyip birleştirdim...eşim takke oldu  bu diyip dalga geçse de, aklımda başka fikirler çaktırmadı da değil hani...bunların büyüklerinden yapıp satsam olmaz mı? :)))


şimdi soranlar olur diye yazıyım hemen; tepeye biraz elyaf ekleyip dolgunlaştırdım....kapağın boyutunda mukavva kestim....mukavvanın üzerine elyaf,en üste de kumaşı geçirip kapladım,sonra kenarları birleştirdim....


ve en sonunda da takkeyi gri kapağa konduruverdim :) ohhh....gitti gri kapak,geldi elişi kapak...aslında silikonla yapıştırırım diye düşünmüştüm ama takkeyi öyle muntazam dikmişim ki,kalıp gibi oturdu üzerine...daha yapıştırmadım anlayacağınız,böyle kullanıyorum.....


çarpı işi ile kapağı yenilenmiş o kadar çok kavanoz yenilemesi görüyorum ki internette....sonunda kendim de yapabildiğim için mutluyum:))

gerçi itiraf ediyim ;şimdi olsam bu renkleri seçmezdim...neyse diğer renk kombinasyonları da başka kavanozlara inşallah...

seviyorum yenilemeyi ,herşeyden öte,ben yaptım duygusunun yerini hiç birşey almaz...

sizde yapın, ve unutmayın; küçük mutlulukların tadı "ben yaptım" hazzıyla birleşince ikiye katlanır....

mutlu olun,mutlu kalın efendim....

37 yorum

çarpı işi

merhabalar

sabahın sessizliğinde hemen bir şeyler yazıyım dedim....evde herkes uyur,ben kukumav kuşu gibi uyumadan yeni bir güne başladım....

oluyo bazen böyle işte....uykum geldi sanıp yatağa gittim,baktım bir saat sonra hala dönüyorum,kalkıverdim...bütün gece oturdum,yeni hobiciğim çarpı işi yaptım...bol bol nette gezdim...sabahın ilk ışıklarıyla da fotoğraf çekip düzenlemeye başladım.....

uzuuun zamandır istiyordum bu çarpı işini....ama benim için sadece istemek yetmiyor.....uzun uzun araştırıyorum önce...malzemeler,teknikler,şablonlar vs.... ama en önemlisi ; öğretmen.....

neye başlarsam başlıyım mutlaka bir öğretmen edinirim kendime....çarpı işi öğretmenim de hepinizin tanıyıp hayran oldugu işlere imza atan sevgili Lavanta Bahçesi....

ama sakın sanmayın ki onun bu öğretmenlik işinden düne kadar haberi oldu :) instagram'da paylaştığı nefis bir çarpı işinin altına yorum yazarken söyleyiverdim kendisini öğretmen bellediğimi....

sitesinde okumadığım yazısı ve yorumu kalmadı....özellikle de yeni başlayanlar için adlı yazısını mutlaka okumanızı öneririm...kısacası öğretmen anlattı,ben dinledim...çok soru sormayı sevmem,daha çok okuyarak yararlanmaya çalışırım,umarım anlamışımdır hocam...dediklerinize kulak verip basit bir şeyle başladım ve işte ilk çarpı işimle karşınızdayım....



önce malzemeler temin edildi...gerçi dmc nin kumaşından bulamadım bizim burada,bugün kadıköy'e inicem,kesin bulurum :) ama iğne ve ipliklerim tamamdır...kasnaklarda vidalı alındı....



pinterestten basit bi şekil seçip başladım çarpılamaya...gerçi şekli o kadar değiştirdim ki...ama olsun,ilk iş....öğreniyorum....



şöyle yakından bir fotoğraf da bulunsun ki ,öğretmenim işimi görsün...hatalarımı eleştirsin istedim....bunu işledim işlemesine de.... eeeee şimdi ne olucak ki bu demeye başladım :)


tamam! dedim....ben bundan bir kesecik yapıyım....hemen üç kenarını elimde dikip,bir kurdele iliştirdim....



içini elyafla doldurdup sevdiğim bir arkadaşıma hediye ettim :)) 



çok sevdim ki ben bu çarpı işini....bu kesenin haricinde iki kese ve iki minik yastık daha yaptım ama fotoğraflamadım henüz....hazırlayınca onları da yayınlarım.....

ve çok çok çok teşekkür ederim sevgili Ahu (Lavanta Bahçesi)...eğer senin o güzel anlatımın ,yapıcılığın ve hepsi birbirinde zarif ve güzel işlerin olmasaydı sanırım sadece bakmakla yetirdim....ilham olduğun için  çok teşekkürler....

eğer siz hiç yapmadıysanız hemen başlayın derim....nasıl güzel bir terapi anlatamam....

mutlu olun,kendinizi mutlu kılın...zira bunu sizden başka ve sizin kadar iyi yapabilecek hiç kimse yok....

kendimi seviyorum....siz de sevin efendim....


52 yorum
Etiketler: , , , , ,

diy-duvar kalemliği

selam arkadaşlar

biliyorum aralar uzun oluyor...ama benim aralıklı çalışma hayatım maalesef düzenimi bozuyor...araya başka şeyler de girince blogumu boşluyor gibi oluyorum ama inanın değil...aklım fikrim hep buralarda :)

araya giren o kadar çok şey var ki...bir kaç post yapsam anca anlatırım derdimi...ama dert anlatmayı da pek sevmem :) neyse ,aslında araya giren en büyük şey çizimler....canım çizmekten başka bir şey istemiyor... çizimler, çizmemi geliştirmek zorunda bıraktığı  için bütün zamanımı alıyor....


iki hafta önce bu resmi instagram da paylaştıktan sonra oldu herşey ....benim editörü tanıyorsunuz...yine iş başında beni denetlerken sanırım sıkıldı....bütün kalemlerimi alaşağı etti...yetinmedi,kalemliklerin içindekileri de indirdi...azcık azarladım ama nerdeeee....ben topladım o dağıttı....iş inada bindi anlayacağınız....çünkü Güçlü Bey inadı tuttumu insanı çileden çıkaracak bir cins :)

bütün kalemleri topladım bir kutuya koydum ...masayı boşalltım.... bir şaşırdı ki sormayın :)


masayı toplarken tasarladım bunu....aklıma o an gelen en iyi kurtuluş yolu bu oldu.....ama inanın bu fotoğrafları çekmek tam bir işkence oldu bana...yaramazlık yaptığı zaman ya da herhangi bir zaman odaya kapatıp cezalandırmadığım için ondan gelen bütün patilere katlanmak zorunda kaldığımı bildirmek isterim ...sadece bu fotoğrafı çekebilmek için 10 dk.harcadım :)


ortadan iki çizik atttım hemen...biraz yamuk mumuk oldu ama ama dedim ya,o anki şartlar düşünüldüğünde yine de iyi bir iş çıktı...




yapıştırıcıyı sürüp kıvırttırdım hemencecik...



ve duvar kalemliğim hazırdı... sanıyorum ki işin en eğlenceli tarafı ,Güçlü'nün erişemediği kalemlere baka kalması oldu :) yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim....

çok fazla fotoğraflama şansım olmadı ama bunlardan rengarenk yaptım,astım yan yana...bir hafta kadar sonra beyefendi kalemlere olan ilgisini yitirmeye başladı,kalemciklerim de yavaş yavaş masadaki yerlerine geri döndüler....

Güçlü'yü çok seviyorum ama bazen hayatı bana dar ettiği kesin :) hatta şu an da da .... tepemde ,beni masadan kaldırmaya çalışır....sanırım birisi oyun istiyor,çünkü  masanın üzerindekiler patilenmeye başlandı :)

her zaman söylüyorum ; "icatlar ihtiyaçtan doğar"

bu kalemlik de bunu bir kez daha kanıtladı....

ben gidiyorum şimdilik...ilgilenmem gereken çok şey var....haftaya bir kaç gün izinli olacağım....bu hafta sonuna kadar hazırlıklarımı tamamlamam gerek....

hepinize yaratıcı ve neşeli bir hafta olsun efendim....

22 yorum
Etiketler: , , ,

örgü modeli,yokluğum ve Mory Kante

merhaba güzel insanlar...

önce nerede oldugumla ilgili bir giriş yapıyım,sonra Mory Kante ve örgüye geçerim:)

geçen hafta salı günü annemdeydim..akşam üstü saat altı civarı eve geldim..bi kahve yaptım...mailleri cevaplıyım dedim...ana !! bi baktım internet yok....

hemen modemi açma kapama tribini gerçekleştirdim..ama fayda etmedi...neyse,aradım ttnet'i ,dedim böyleyken böyle....tamam dediler,kayda aldık sizi...

çarşamba günü sevgili Tadım Tuzum,yani Hande'ciğime gittim misafirliğe..çok güzel bir geçirtti bana...önce hazırladığı süper kahvaltı masasına kurulduk...sonra geldi kahveler...sağ olsun beni hiç kahvesiz bırakmadı arkadaşım...benim için o kadar önemli ki :))

ve bunu ayrıca belirtmek istiyorum;ben bir çikolata bağımlısıyım...yemezsem şekerim düşer,başım döner çok fenalaşırım bir anda...bu yüzden her gün belli bir miktar yerim..işte o gün Hande'ye giderken hiç böyle bir endişe yaşamadım...bir pastacının evine gidip de tatlı bulamamak olur mu? :)

itiraf ediyorum ki,hayatımda yediğim en iyi trüf (truf) orada yediklerimdi...bende zaman zaman evde yapmışımdır,dışardan alıp zevklenmişimdir ama inanın böylesini yemedim daha önce....bir kez daha çok çok teşekkür ediyorum canım benim...ayrıca muffinler,poğaçalar ve kurabiyeler için de ....

neyse efendim,ertesi gün günlerden oldu çarşamba,akşam oldu ne gelen var ne giden...bir daha aradım netçileri..tamam dediler...perşembe oldu ses yok,cuma oldu patladım...açtım telefonu verdim veriştirdim...şikayette bulundum..ne oldu? hafta sonu girdi araya....

bu arada bütün hayatımın internet üzerine kurulu oldugunu,bu kadar bağımlısı oldugumu keşfetmek de şaşırttı beni...hiç farkına varmamışım...evde televizyon da olmadığı için bir an ne yapacağımı şaşırdım yemin ederim....sudan balık çıksa inanın benim şaşırdığım ve çırpındığım kadar şaşırır ve çırpınırdı :)

elbette bu süreç perşembe gecesine kadar sürdü...perşembe gecesi öyle bir şey oldu ki,bende şaştım kaldım...6 yıl önce ilk adımlarını attığım,ara ara elime alıp bir türlü kendini gerçekleştirmeyen bazı çizimlerim vardı...yapmazdım ama hiç de aklımdan çıkmadılar...gerçekte olmasa da,zihinsel olarak bir çok kez onun başında bulurdum kendimi...

perşembe gecesi bir iki fikirle yola bir çıktım,çıkış o çıkış...cuma günü 14 saat,cumartesi 16 saat,pazar 12 saat boyunca çizdim :)) biri deseki ; "sibel bi iş var ama günde 12-16 saat çalışman gerek"....ne diyosun sen,çıldırdın galiba derim.....inanın bana ,ne acıktım,ne susadım...hiç bişey hatırlamıyorum...sadece çizmek önemeliydi...daha biri bitmeden diğer fikirle doldum...sonra bir diğeriyle ve böyle devam etti durdu....bugünkü ile birlikte toplamda 18 çizim yapmayı başardım...eskizleri de sayarsam yirminin üzerinde....ama bu öyle karakalem ,yağlı boya falan değil...bu çok başka bişey...yıllardır içimde doğmayı bekleyen ama bir türlü doğurmayı beceremediğim göz bebeğim....

ilham denilen şey gerçekten çok tuhaf bir şey...geldiyse gelmiştir...o bitene kadar hiç bir şey yapamazsın...nefes bile aldırmaz sana....

işte o an anladım aslında...neden internetim yok...çünkü doğması gereken zaman gelmişti....ben bişey yapmadım ...o kendi kendini doğurdu,bana da aracılık etmek düştü...mutluyum ,çok mutluyum....

cumartesi günü sanırım saat 3 civarı falandı....hava çok güzeldi,ben şakır şakır çiziyordum...dükkan için aldığım minik radyodan başka bir şey olamadığı için,seçtim şöyle ruhum gibi şakıyan bi kanal,açtım sesini ,çoştum,çoştukça çizdim,çizdikçe çoştum....

ve bir anda Mory Kante'nin Yeke Yeke'si başlamaz mı? herkes hatırlar sanırım bu şarkıyı...amaaaan dedim...kalktım masadan,çektim sehpayı kenara ,bir dans ettim,bir dans ettim ki sormayın....apartman inledi desem ? Güçlü nereye kaçacağını şaşırdı desem? :)) o dört dakikalık şarkı içimdeki enerjiyi iliklerime kadar tüketmekle kalmadı,aldığı enerji kadarını da geri verdi bana... nefis bir andı benim için...hafta sonumun en iyi bölümlerinden biriydi...şiddetle tavsiye ederim :) bundan sonra ara ara açıp yapacağım bunu....kesin!!

şimdide, geçen hafta sevgili Emel instagramda paylaştığım yeni battaniyemin örneğini rica etmişti benden...sonra bir kaç arkadaş daha rica edince fotoğraflamak şart oldu dedim...perşembe çektim hazırladım ama bugünü buldu işte..



1-önce zincir çekerek başladım...bu örnek 4 lü gruplardan oluştuğu için 4 ve katları kadar zincir çekmek gerek..ben size göstermek için 16 çektim..
2- ikinci resimde gördügünüz gibi bi sıra ikili trabzan yaptım
3- trabzan bitince diğer tarafı çevirip iki zincir çektim..(her sıra başına böyle yapılıyo)
4-bu resimde ikili trabzanı bilmeyen vardır belki diye çektim..


1- ilk resimde tığı nereye sapladığımı görüyorsunuz...trabzanın tamamına geçiriyorum tığı...
2- sonra bir ilmek daha çekip tığdaki ilmek sayısını 3 e tamamlıyorum
3-4 ikili trabzan yapmak için ikmeği iki kere de örmek gerekiyor


ahan da ilk dörtlünün tamamlanmışı...tek elle bunları fotoğraflamak o kadar zormuş ki,bazıları bulanık çıkmış kusura bakmayın...



1- yine tığa bir kez doluyoruz batmadan..
2- işte bu örneği bu işlem yaratıyor....tığı nereden batırdığıma dikkat edin...bu kez trabzanın önünden değil,arkasından batırıyorum
3-tarbzana tam batmış hali
4- ikinci dörtlünün örülmüş hali


1- burada üçüncü 4 lünün tamamlanmışını göstermişim...
2- buda ilk sıranın tamamlanmışı...yani her 4 trabzanda bir değiştiriyoruz battığımız yeri...4 önden dört arkadan batıyoruz
3- şimdi ikinci sıra...başta da dediğim gibi ,sıraya iki zincir çekerek başlıyoruz..
4- burda örneği oluşturmak için dikkat etmemiz gerekn tek şey,ilk sırada önden aldıysak ilmeği,ikinci sırada arkadan alıyoruz...bütün numarası bu yani bu örneğin:)


umarım biraz da olsa anlatabilmişimdir...ben daha tam anlamadan anlatmaya çalışmak tuhaf geliyor :) çoook acemi sayılırım ben bu tığ işinde daha...


bu aynı mantıkla yaptığım başka bir örnek...4 önden battım,2 arkadan...fikir olsun size...ama her sırada nereden aldıysanız oradan alacaksınız ilmeği...


buda bir önden bir arkadan olanı...mantık hep aynı asalında....daha neler neler yaratılır ki bu teknikle...hala zaman zaman denemeler yapıyorum ben....



eminim siz daha bir çoklarını yaratırsınız...

ben şimdilik kaçıyorum...bir hafta hiç giremeyince o kadar çok şey birikmiş ki...mailler,mesajlar,yorumlar...gezilecek,yorum bırakılacak dostlar....kim bilir neler yayınlanmıştır da,ben kaçırmışımdır...hemen gezmeye başlamak lazım....ama itiraf ediyim en çok da pinterest'i özledim :)) canı benim...

yine hatırlatıyım; Mory Kante 'yi unutmayın...açın sesini ilk fırsatta....çoşun...çoşturun....hem enerjinizi salın,hem de depolayın...

ilk fırsatta deneyin efendim...ilk fırsatta....



19 yorum
 
Turuncu Oda © 2009-2013 | Designed by Blogger RevizonTüm hakları saklıdır. İzinsiz resim ya da yazı kopyalanamaz. ,