sandalye kaplama - 2

merhabalar herkese....

yarın korkunç bir koşuşturma bekliyor beni...bu yüzden sabaha bırakmadan bu gece yazıyım dedim...dün takımla uğraşırken acayip bir koltuk geldi...üçlü ve eski...ama görmeniz lazım nasıl eski...tam ağzıma layık :) her zaman söylüyorum,benimle yaşıt mobilyalara bayılıyorum..henüz kumaş seçimi yapılmadı ve umarım ki ona çok yakışacak bir kumaş seçilir de ben de ağız tadıyla,zevkini çıkara çıkara döşerim :)

döşeme demişken hemen bizim sandalyeye geçiyim...uzun ve ayrıntılı bir posta hazırlayın kendinizi çünkü burası en önemli kısmı...resimlerle anlatmaya çalışsam daha kolay olur...


sandalyemizi en son bu şekilde bırakmıştık...buradan devam edelim...


bunun adı "kolan" ....döşemecilikte olmazsa olmazlardandır....hani bazen koltuk göçer de siz içine çökersiniz ya...işte o olay kolanların kopmasıyla gerçekleşir :) bunların bir çok çeşidi var...bendeki lastik kolan...


ilk resimde kolanın bir ucunu sandalyenin arkasına montelerken görüyorsunuz beni...ikinci resimde de karşısına gerip çakarken....bir nevi sandalyeye oturak yapıyor gibi düşünmelisiniz...yani bu kısım önemli...kolanlar ne kadar sağlam olursa sandalye de o kadar sağlam olur...tüm gücümle çekip çakıyorum ben ....sizde öyle yapmalısınız...baktınız gücünüz yetmiyor,eşinizi çağırın :))


karşılıklı çaktıktan sonra sıra örmeye geldi...bunun adı bumu bilmem...ben öyle diyorum :) zaten kendi adıma yeni bir döşemecilik kitabı yazıyorum desem yeridir...bazen icatlarım ve tabirlerim diğer döşemecileri komaya sokuyor :))  neyse, ilk sırayı bitirip yatay sıraya geçince kolanları aralardan geçirmek gerek ki,güçlü ve sağlam olsunlar...


bu şekilde kolanları çaktıktan sonra mutlaka kontrol ederim ben...elimle var gücümle bastırım...yarım santimden daha aşağıya iniyorsa hepsini söker bir daha yaparım :))   ve bir de ne kadar sık çaktığıma da bakın...bir iki atış yapıp bırakmıyorum...en az beş atış yapılmalı kolanlara...


sandalye ya da koltuk...farketmez...içlerine astar kumaş kullanılır...genelde eski takımlardan kalan kumaşları çakarlar içine ama benim içim el vermez..ben astarlarımı da temiz ve hiç kullanılmamış çakıyorum...yakında masraftan iflas edersem şaşırmayın :)) aşağı yukarı oturma kısmı kadar bir parça kesip dört kenarından zımbaladım...


dört kenardan zımbaladıktan sonra köşelerin kesimlerini yaptım...soldaki resim arka kısmın kesimi..sağdaki resim ön kısmın...astar kesimi çok önemli değil,yanlış kessenizde sıkıntı olmaz ,bu yüzden çok kasmayın :) 


astarı çakarken de gere gere çakmanız lazım çünkü bu etaptan sonra sandalyeyi test etmek gerek:) bu kısmı bitirir bitimez alıp üzerine oturun...artık oturacak kıvama gelmiş olmalı...içe çöküklük oluyorsa olmamış demektir...tüm yükü bu ikisi taşır...yani kolan ve astar...bu iki aşamayı başarıyla yaparsanız kimsenin içine çökme olasılığı olmaz :))


ekrana "bu da ne be" diye baktiğınıza eminim :)) bununla ilk karşılaştığımda ben de aynı şeyi demiştim çünkü :) ama artık çok önemli bir kısımdayız bunu da bilin...

burada posta biraz ara verip bir koyu açıklığa kavuşturmak istiyorum..sandalye kaplayacağımızı duyurduğum zaman bir mail yığılması oldu...ilk bölümü yayınladığım zamanda bir çok mail aldım ve hemen içeriklerinden bahsetmek istiyorum....insanlar bana maddi durumlarından ve eşyalrını yenilemeyi ne kadar çok istediklerinden bahsettikleri zaman biraz buruluyorum...inanın bana bazı mailleri ağlayarak cevapladığım oluyor....

hepimizin kısıtlı bütçelerle bir şeyler yaptığının farkındayım...bazen bunun için olmadık yerlerden para arttıran insanlar biliyorum....resim yollayıp,eşyalarımın ya da evimin kusuruna bakmayın diyen o kadar çok kişi var ki....bu hepinize toplu bir sesleniş olsun.....

ben maddiyatı hiç bir zaman umursayan biri olmadım...eğer öyle olsaydım çok dolgun ücret aldığım bir işi bırakıp,belirsiz kazancın oldugu bu işe geçmezdim...endişelerinizi ve hayallerinizi inanın tüm kalbimle hissediyor ve anlıyorum...ne eşyalarınız umurumda ne de evinizin görünüşü...maillerde algıladığım şey  yardım isteği ve güzel bir paylaşım....bende yargı yoktur...ben böyle bir merci  değilim..lütfen herkes en içten haliyle yazmaya devam etsin..istediğim tek şey samimiyet:)

hemen konuyu bağlıyorum; bu gelen maillerde benim bu işi profesyonel olarak yaptığım ve kendilerinin aynı malzemelerden bulamayacakları endişesi idi...bütçelerinin zaten kısıtlı oldugunu,bu tip postlar hazırlarken bunuda dikkate almamı  rica edenler çoğunlukta olunca, sandalyeyi kaplarken buna da dikkat ettim ve sizler bunu evde ne ile yapabilirsiniz diye de düşündüm:) şimdi devam edelim....


bunun adının ne oldugunu bilmiyorum...biliyorum da her zaman unutuyorum:) ama önemli bir malzemedir kendileri...sandalyenin kenarlarına çakılır ve köşelerin dik durmasını sağlar....ki ,önemlidir...bazen de bundan çıkmaz ,çıta çakılmış olur...eğer siz söktüğünüzde bununla karşılaşırsanız atmayın...kolan ve astardan sonra  tekrardan çakın(ama bu makine ile değil,bildiğiniz çivi ile çakılır)....ben yine de alternatif olarak göstereceğim size...ilk resimde gri sert süngerlerden parça kestim, kullandım ben...nereye çaktığıma dikkat edin...ikinci resimdeki büyük açık pembe ile karelediğim bölüme değil,sandalyenin üst kısmına zımbaladım(küçük koyu pembe yuvarlak)..açık pembe yerde gösterdiğim yere olmaz,çünkü oraya ana sünger ve kumaş çakılacak...


işte söylemek istediğim budur...bu kenarların sert olması gerek ki,kumaşı oturtmaya çalışınca çökme yapmasın...eeee nasıl olucak sünger sert değil demeyin...bende alternatif tükenmez:))


soldaki saman :) evet bildiğimiz saman...eski işçiliklerde çok çıkar karşıma ve iananılmaz bir konfor yaratır...elimden gelse herşeyi samanla kaplarım :)) sağdaki de pamuk diye geçiyor ama tabiki pamuk değil,döşemecilikte kullanılan bir dogu maddesi...sizin sandalyenizden ne çıkar bilemem..ama atmayın ...ne çıkarsa şöyle bir havalandırıp kullanın....hani eskiden yorganlar yapılırdı,içlerindeki pamuklar dövülür havalandırılırdı  ya,işte öyle havalandırıverin :))


ben kullanmam eski şeyleri diyenler için gösteriyorum....ortaya süngerde kullanabilirsiniz....ben elimdeki parça süngerleri değerlendirdim ama siz parça kesip koyabilirsiniz....aslında işin mantığını anlayın,içine ne koyarsanız koyun....bunu bir müşterime yapsaydım eğer kesin saman koyardım ben :)) biraz pahalı oluyor ama süper de oluyor :)


alta süngeri yerleştirdikten sonra orta kısmı kaldırmak için bir parça daha sünger ilave ettim...


ne şeker dimi? :) hastasıyım bu pembe süngerlerin....dokunmak bile mutlu ediyor beni...normal süngerlerden biraz farklı...saten gibi...dokundukça dokunsı geliyor insanın...normalde beyaz sünger kullanırım ama bu elimde kalmıştı,bunu kullandım...pembe süngerler biraz daha yumuşak bir yapıya sahip ama merak etmeyin,öyle yumuşak olmadı sandalyenin oturma kısmı....isteyen gelip kontrol edebilir :))


ön kısımdan üç atışla tutturdum önce


sonra şekillendirmeye geldi...ben böyle yapmıyorum tabi ki,tam şekillendirme bitiyor,sonra süngeri çakıyorum ama hiç yapmayan biri için zordur şekillendirme işi...bu yüzden böyle daha kolay yaparsınız diye bu şekilde gösterdim...araları ister süngerle,ister samanla,ister pamukla doldurun....isterseniz hepsinden azar azar koyun ....önemli olan şekli yakalamak...sandalyenizi sökmeden önce fotoğraflayın ki şekli unutmayın....şekil vermek en önemli kısımdır...süngeri kaplayınca sandalyeye bir daha şekil veremeyeceğinizi unutmayın...üzerine oturun,boşluk kalmışmı kontrol edin,bir daha doldurun...taki sökmeden önceki halini yakalayana kadar...ama önceki şekli zaten bozuksa o zaman internetten yararlanın :))


şekil verme işi bitince arka kısmı gösterdiğim gibi kesip çakmaya hazır hale getirin...


ilk resimde arka kenarda kalan fazla kısmı kesiyorum...ikinci resim de de arkayı tamamen çaktıktan sonra süngerin fazlalığını falçata ile traşlarken görüyorsunuz...


yan kenar fazlalığını da aldıktan sonra devam ....


burada önemli bir noktaya değiniyim....sünger yırtılması çok kolaydır...tabiki bunda tutuşun çok büyük payı vardır...ilk resimdeki gibi tutarsanız ucunun kopması çok olası...ikinci resimdeki gibi tutarsanız kesinlikle yırtılma olmaz...eğer kötü bir yerden yırtılırsa yeni sünger gerekir....


süngerimizi de kapladıktan sonra iç döşeme olarak tek bir etap kaldı...


tabi ki de elyaf...elyafsız kaplama yapanlardan pek haz etmiyorum...bence işin önemli bir kısmıdır...kumaşın çok daha iyi oturmasını sağlar...çogu zaman söktüklerimden elyaf çıkmaz...bende hemen notumu veririm :) acımasız gibi görünmiyim size...bu işin bir parçası ise,o zaman hakkıyla yapmalı dimi ama ? :)


sandalyemiz cici elbisesini giymeye hazır artık...bu etaplar gözünüzü korkutmasın...ben yaptım diyebilmek ve kendi zevkinize göre bir iş çıkartmak için değer :) 

üçüncü ve son etabın resimlerini hazırlar hazırlamaz onuda yayınlıycam hemen...bu etaptan gözü korkanlar onu görünce biraz daha rahatlar belki :)

yaz yaz bitmedi...yoruldum :) ben müsadenizi rica ediyim

herkese güzel ,huzurlu ve sevgi dolu bir gece diliyorum efendim....



14 yorum:

  1. elleriniz dert görmesin.öyle içten yazmışsınızki okurken sımsıkı sarılmak geldi sanki ailemden biri gibi, yaptıgınız şey bi yana, yardım edebilme arzunuz takdire şayan iyiki varsınız:)samimiyetiniz(miz)daim olsun.....sevgiler....

    YanıtlaSil
  2. canım benim sen yüreği o kadar büyük o kadar geniş bir insansınki yani seni kelimelerle anlatmak çok zor. herkese ve herşeye koşup yardım etme çabası içindesin ve bundan hiç bir beklentin yok. Sana uzattığım eli tuttun ve benim için bu çok önemli . yapacaklarım senin sayende olacak. bazen seni üzen ,kıran ,sinirlerini bozan kişiler olacak sakın onlara aldanıp kendini üzmeye çalışma canım. farkındasınki burda hepimiz seni ne kadar takdir ediyoruz. yaptıklarını hayranlıkla izliyoruz. Allah her şeyi gönlüne göre en hayırlısını versin canım. sana duyduğum saygıyı inan kelimelere dökemiyorum ve senin gibi bir insanla bir kişilikle tanıştığım için çok mutlu ,gurulu ve şaslı biriyim.yolun açık olsun canım...

    YanıtlaSil
  3. Ellerine sağlık demek istiyorum. Tam da burada, masa başı işi yaptığım halde, son derece kuru olan cildimin nasıl da zaman zaman pullandığını, hatta kışın çatladığını düşünüyorum. Ellerini kullanmak zorundasın. Bu iş eldivenle de yapılmaz ki. Norveçli balıkçılar 1, sen 2:) Allah kolaylık versin. Emeğin büyük. Kazancın da büyük olsun diyeceğim ama, insanların mobilya almaya güçleri yetse zaten kaplatmazlar, biliyorum. O zaman şöyle diyelim: Tarz mobilyalarını elden çıkarmak istemeyen, aile yadigarlarına düşkün, paralı müşterilerin olsun bol bol:)

    YanıtlaSil
  4. harikasınız:)ne çok şey öğreniyorum sizden.bu kadar ayrıntılı paylaşmanız çok güzel.bu yazı atlatalım kısmetse bende koltuklarımı yüzlemeyi düşünüyorum.kolay gelsin:)bol kazançlı bereketli günler:))

    YanıtlaSil
  5. Sibelim merakla takip ediyorum doğrusu sandalyeyi çünkü yeni kılıfına bürünmüş halini bekliyorum,dün işten gelirken afedersin ama çöpün yanına atılmış bir mobilya ama öyle bir oymacılık öyle bir mobilyası vardı ki yutkuna yutkuna eve geldim,hatta eşime dedim ki doğrusu Sibel burada olsa bana daha çok cesaret gelir ve hiç düşünmeden şu koltuğu alırdım oradan :)) ve hemen Sibel'e koşardım dedim.İşte bitanem eşyalarının değerini bilip elinde imkan olamayanlar var, bir de yenisini alırım deyip elindekinin değerini bilmeyenler, ne yapacaksın...sevgiler canım sana yarın için bol enerjilerrr

    YanıtlaSil
  6. bu kadar işinin arasında birde böyle sıralı muntazam resimli,detaylı post yapıyorsun ya helal olsun sana..1 kez daha ayakta alkışlıyorum..harikasın muhteşemsin hatta ve hatta bir tanesin:)

    YanıtlaSil
  7. Canım nefessiz okudum.Harika anlatmassin.Ben babama bir anlat ,nasıl oluyor öğret desem 40yıllık hatıraları da anlatıyor.ders bitmek bilmiyor :) ınan süper bir ders oldu bu!Ellerin dert görmesin..

    YanıtlaSil
  8. Ortaya çıkan görünüme bayıldım. Sizi izlemeye aldım. Ben de bloğuma beklerim.

    www.bakbuharika.com

    YanıtlaSil
  9. sabrına, azmine hayranım. bir de duyarlılığına. bana çok iyi geliyorsun. iyi ki varsın ve buralardasın...

    YanıtlaSil
  10. hem blogunda hem de atölyende süper işler gerçekleştiriyorsun. her postunu sbırsızlıkla, hevesle, merakla bekliyor, takip ediyor ve bir kez daha hayran kalıyorum. tebrikler ve teşekkürler tüm paylaşımların için.

    YanıtlaSil
  11. Yüreğinize sağlık bu kadar güzel anlatılabilirdi çok teşekkürler....

    YanıtlaSil
  12. zerrin çok çok teşekkürler :) ne güzel yazmışsın...umarım kaybolmaz arkadaşım...o da kaybolursa bu blogların bir anlamı kalmaz zaten :) sevgiler

    gülaycım ,canım...henüz bir şey yapamadık, bitirebildiğimizde söyle bunları :)) her şey bir yana,seni tanımak bile yeter bana...iyiki varsın arkadaşım...çok teşekkür ederim...


    nurten beğendi çok çok teşekkürler :)) eldiven de kullanıyorum tabi ama nafile...inan bana en çok özlediğim şeylerin başında oje sürmek geliyor :)) sevgielr


    aysel çok teşekkürler...koltuklarının sırası gelince haber ver...yardım edebileceğim bir şey olursa söylemen yeter..sevgiler :)

    feridem ahhh ahhh...keşke aynı şehirde olabilseydik...hiç bir şeyi sana bırakmazdım...kendi ellerimle seve seve yapardım canım benim ...


    pembe bakterili dekorasyon çok çok teşekkürler :)) bir de üçüncü bölümü gör :) sevgiler

    rabiam yazın İstanbul'a gelme fırsatın olursa atölyede öğretirim sana...hem 40 yıllık hikayelerimde yok...çabucak biter ders :))öpüyorum

    bak bu harika hoşgeldin:) ilk fırsatta gelicem bende :) sevgiler

    antigone hepimiz birbirimize iyi geliyoruz...senin de bana ne kadar iyi geldiğini tahmin bile edemezsin :) bir de sarılıyorum sana şöyle sımsıkısından :)

    gülsün çok teşekkürler :) zaman biraz daha geniş olsa çok hain planlarım var ama yetişemiyorum ki :) sevgiler

    hikmetcim değer verip yorum yazdığın için ben çok teşekkür ederim :) sevgiler

    YanıtlaSil
  13. sibel hanım piyasada bir sürü zımba makinası var , elektrikli değil normal el ile kullanılandan alıcam fark eder mi markası modeli varmı bilmiyorum.. birde kaç mm zımba teli kullandınız.. önerinizi bekliyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. soru-cevap kısmında makinelerle ilgili ayrıntılı yazmıştım..oradan bakabilirisin...zımba teli koltuğun bölümlerine göre değişir...8-10-12 mm ile çalışmıştım bunda

      Sil